Translate

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Sendikacı ....

Bekir Coşkun'dan güzel ve bir o kadar önemli bir yazı...

Patronun sömürmesi yetmiyor…Sizi sömürecek birisini de kendiniz seçiyorsunuz…Biz buna “sendikacı” diyoruz…
*
Patrona benzemiyor..İşçiye de benzemiyor…İkisinin ortası…Parlak takım giyiyor diyelim, ama çorapları kısa baklava dilimli…İşçiler genelde cılızdır, bunun kemerinin üzerine sarkmış göbeği vardır ve sendikacının göbeği sonradan büyüdüğü için, portakala batırılmış iki kürdan gibi gider…Akşamları restoranlarda rakı içer…Memleket meselelerini anlatır sana, peynir kavun ile…En yüksek dozda sosyal olsun, siyasi olsun, kültürel olsun, her konuda derin bilgisi vardır, bağırarak konuşur, garson dinler gülümser…
*
Büyük ve lüks bir makam arabası vardır…Şoförü takım elbiseli, hatta daha şıktır… Koşar kapıyı açar… Ayıkken önce kıçı girer arabasına, restoran çıkışında önce kafası…Makam odası kocamandır ahşap kaplı ve görkemli bir büyük maun masa ile deri koltukları yine kocamandır…Birçok sekreteri vardır, birisi şişman…Onlara arada bir bağırır…İşçiyi temsil eder, yeryüzünde Jaguar’a binen tek sendikacı Türkiye’den çıkmıştır… 45 yıllık sendikacı gördük mesela, iki kere milletvekili olup döndü geldi ki işçiyi temsil etsin… Oğluna televizyon, gelinine market açan var…
*
3000 işçilik bir madende devletin kaç denetçisi vardır diyelim…Üç ya da beş…Bunun 3000 denetçisi oradadır…Ama işçi ölümlerinde Türkiye Avrupa birincisi, dünya ikincisidir…Çünkü işçilerin dertleri, acıları, canları sendikacının umurunda değildir…Görmez…Duymaz…Umursamaz…
*
Ve 301 işçinin öldüğü dünyanın en büyük işçi katliamlarından birisinde sıradan insanlar iktidardan hesap sordular…Kimisi adam gibi işçi örgütleri “hesap” istedi, kimisi kahrından işi bıraktı, kısacası dizine vurmayan kalmadı…Onun sesi çıkmadı…O sendikacının görevi, işçiyi iktidarın kölesi olarak tutmaktır çünkü…Gerisi onu ırgalamaz…
*
İşçiyi satmak karşılığında, orada oturmaktır derdi…Kömür küreğini soksan…Aldırmaz……
vtk