Translate

25 Şubat 2014 Salı

ŞEHZADE MUSTAFA'NIN BABASINA MEKTUBU (Dizi için kurgulanmıştır.)

Kurgulanmış bir sahne ve mektup olmasına rağmen hakikatin teslimine ve güncelin anlaşılmasına çok güzel bir örnek.

ŞEHZADE MUSTAFA'NIN BABASINA MEKTUBU (Dizi için kurgulanmıştır.)

"Ey Hünkarım, Ey Canum babam, 
Bu satırları okuduğunuza göre siz kendi kalbinizi söküp attınız,
bense bu yalan dünyadan göçüp gittim.
Bilin ki elnizi günaha buladınız,
Bilin ki masum bir canı aldınız.

Oysa birbirimize söz vermiştik
ben size isyan etmeyeceğime and içmiştim
sizde bana kıymayacağınıza
ben sözümü tuttum baba
ve zinhar ihanet etmedim
oğlum Mehmed'in başı hakkı için
kızım Nergisşah'ın başı hakkı için ihanet etmedim etmem
fakat siz sözünüzden döndünüz,
asla yapmam dediğinizi yaptınız

"SİZE BİR BABANIN EVLADINA KIYDIĞI BU ZALİM DÜNYAYI BIRAKIYORUM.
ZİRA İKBAL VE İKTİDAR UĞRUNA BABASININ CANINA KASTETMİŞ BİR ZALİM OLARAK YAŞAMAKTANSA,
BİR MAZLUM OLARAK ÖLMEYİ YEĞLERİM"

Adım sizin gibi tarihin altın sayfalarına yazılmayacak belki
hiç kimse zaferlerimden bahsetmeyecek, cihana hükmettiğim bir tahtım olmayacak
hatta bir hain asi bir şehzade olduğumu yazacak vakar nemistler
varsın öle yazsınlar
varsın Allahın bildiğini kullarından saklasınlar
bir gün gelir mazlumların hikayesi de anlatılır
belki yıllar belki yüzyıllar sonra bir gün biri benim
hikayemi anlatır, birileri işitir ve öğrenirler hakikati
işte o gün mazlumun hakkı mazluma teslim edilmiş olur."





12 Şubat 2014 Çarşamba

Neden?

Neden?

461 yıl önce Şehzade Mustafa elindeki binlerce Yeniçeri gücünü Babası Süleyman'a karşı kullanmamıştır.
105 yıl önce Ulu Hakan Abdulhamit Han Hareket Ordusunu yerle bir edecek güçteydi ama yapmadı.

Peki neden ellerindeki güçleri kullanıp rahata ermediler, neden bu güçler sayesinde iktidar olamadılar?

Tek bir cevabı var ikisininde....

Devletin bekasını düşünmeleri ve kardeş kanının dökülmesini istememeleriydi.

Tek bir hareketleri ile binlerce kişiye hükmede bilecek güçte olan bu iki ulu zat, Devlet ve millet için sözde değil özde canlarını verebileceklerini ispatlamakla kalmamış canlarını feda etmişlerdir.

....... Dem bu Dem ........


11 Şubat 2014 Salı

Sosyal Medya Uzmanlığı

Sosyal Medya Uzmanlığı

Toplumumuzda bir çok kişi kendini sosyal medya uzmanı, hatta uzmanından da öte ordinaryüs profesörü olarak görmektedir.

Azcık facebook kullanmasını bilen iki kelimeyi de yan yana koydu mu al sana sosyal medya uzmanı, fenomen, bilir kişi olu veriyor.
Sosyal medya ile ilgili en ufak fikri olmayan patronları ağlarına düşüren bu alameti farikalar sırf cepleri için sömürü faaliyetlerini lafazanlıkla ve ustalıkla yapıyorlar.

Sosyal Medya Uzmanlığının ana konusu iletişimdir. Kurumlar için büyük önem  taşıyan ve günümüzde bir meslek kolu haline gelen medya uzmanlığı ayaklar altına düşürülmüş, ağzı laf yapan herkesin uzman olduğu bir konu haline gelmiştir.

Vatandaşı ve müşteriyi tanımadan kalıplaşmış çalışma tarzları ile kopyala yapıştır mantığını uygulayan sözde medya uzmanlarımız; bu sektöre emek veren, kendini yetiştirmiş faydalı olan ve sosyal medya platformlarında özel kampanya kurguları geliştiren yöneten ve hizmet ettikleri kurumu tanıtan emekçilerin asalakları konumundadır.

Sözde uzmanlarımızın en büyük şansları kurumlarda yaptıkları işlerin ilk icracısı olmamalarıdır. Hazıra konan ve daha önce temelleri atılmış olan, alt yapısı yapılmış çalışmaların üzerine gelerek çalışıyor gözükmektedirler. Patronların büyük bölümünün bu sektöre uzak olması onlar için bulunmaz nimettir.

Uygulamanın esası olan insan faktörünün tanınması bu sektörün en can alıcı konusudur. Halktan kopuk ve burnu havada tabiri ile iş yapanlar patronların ve vatandaşların parasını sömürmekten ve zaman kaybına uğratmaktan başka işe yaramazlar.


10 Şubat 2014 Pazartesi

Özgürlük Nedir?

Özgürlük Nedir?

Her toplumun daha doğrusu her bireyin özgürlük anlayışı farklılık göstermektedir. Birine göre özgürlük diğerine göre tutsaklığın en katısıdır.

Yazmak bir özgürlüktür tabi ki herkes düşüncelerini yazabilir, yazılanı okumakta özgürlüktür en temiz ve doğal olanından.

Yazabilmek bir haktır yazı yazmayı bilenler için, hemde özgürce yazabilme hakkıdır.
Buna rağmen hiç bir hak fütursuzca ve yarım akılla yazma hakkı vermez kimseye.
Yazma gereci olan herkes kendini yazar zanneder toplumumuzda, birde az bişey mürekkebe yaklaşanlarımız kendini bir anda üstadı azam olarak görüverirler.

Son olarak Yunus bu işe noktayı koymuş

"söz ola kese savaşı, söz ola kestire"

Yaşadığımız seçim döneminde her toz tanesi kendini kaf dağlarının mucidi zanneder, buna yapacak bir şey yok belki, ama biz okurlar olarak onların yazdıklarına ve sözlerine itibar etmeyerek verilecek en güzel cevabı veririz.