Translate

9 Ağustos 2013 Cuma

Payas Kalesi

Sokollu Mehmet Paşa Kervansarayı’nın batı kısmında, kıyıdan 700m uzaklıkta, etrafı hendekle çevrili olan Payas Kalesi yer alır.
Payas Kalesi, bulunduğu yerde çok eskiden kalma Haçlılar tarafından inşa ettirilmiş hacıların güvenliğini sağlamakla görevli Tapınak Şövalyelerinin kontrolü altında hizmet görmüş, harap vaziyette ki kale kalıntıları üzerine,  Osmanlı İmparatorluğu tarafından, temelleri tamir edilemeyeceği anlaşılınca  (1567 – 1571) aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmesi ile bugünkü şeklini almıştır. Külliyeye çok yakın olan Payas Kalesi, fiziki konum itibariyle külliyenin doğu kanadındaki kervansarayın simetrik olarak dengeleyici unsuru gibi durmaktadır. Mimar Sinan’ın, külliyenin planını kaleyi de hesaba katarak tasarladığı ve kaleyi külliyenin bir parçası gibi değerlendirdiği anlaşılmaktadır.
Payas Kalesi yapıldığı dönemde Sürre Alaylarını, ticaret kervanlarını koruyan bir karakol ve ileri sefer karargahı olarak hizmet vermiştir. Vatan şairi Namık Kemal sürgüne gönderildiği Kıbrıs’a gitmek üzere bir süreliğine Payas Kalesinde tutulmuştur. Cumhuriyet’in ilk yıllarında da karakol ve hapishane olarak kullanılmıştır.

Payas Kalesi, Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Hatay meselesi ile ilgili bölgeye yaptığı ziyaretlerde çalışma alanı olarak kullanılmıştır.







120 Milyon Yaşındaki Mağara

Tarih ve Doğa şehri Payas'ın eşsiz güzelliklerinden biride 120 milyon yaşında olan Damlataş Mağarası.

Sincan yaylasının doğa harikası içerisinde bulunan mağara 2004 - 2005 yıllarında keşfedilmiş ve halkın ulaşımı sağlanarak bu eşsiz doğa harikasının ziyareti sağlanmıştır.

Sarkıt ve dikitleri ile büyüleyici güzellikte olan Damlataş Mağarası yatırımcıları ve meraklıları beklemekte.











6 Ağustos 2013 Salı

Namık Kemal Zindanı

Payas Kelesi Osmanlı İmparatorluğunun son yüz yılında ve Cumhuriyetimizin ilk zamanlarında hapishane olarak da kullanılmıştır.

Payas Kalesinin konumu ve dayanıklı yapısı ile bu görevi üstlendiğini düşünmekteyiz. Kalenin en ünlü misafiri kuşkusuz ki vatan şairi Namık Kemal'dir.

1873 yılında "Vatan Yahut Silistre" eserini sahneledikten sonra çıkan karar ile Kıbrıs Magosa'ya sürgün edilmiştir. Magosa sürgünü yolunda zamanın da buharlı gemilerin uğradığı ve önemli bir ticaret limanı olan Payas'a getirilmiş ve Payas Kalesi içerisinde bir hafta kadar tutularak Kıbrıs gemisinin gelmesi beklenmiştir.

Namık Kemal'in kaldığı zindan; etrafı kalın duvarlar ile tamamen kapalı olan tek hayat kaynağı tavan kubbesindeki havalandırma deliği bulunan kalenin girişten sağ tarafında ki burcu idi. Fotoğrafta zindanın daha sonraları alt tarafında açılan giriş kapısı görünmektedir.

vtk.


4 Ağustos 2013 Pazar

13 ASIRLIK KÜLLİYE ZEYTİNİ

13 ASIRLIK KÜLLİYE ZEYTİNİ 

Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi içinde bulunan ve koruma altına alınan 13 asırlık zeytin ağacı, 4 metrekarelik gövde kalınlığı ile dikkati çekiyor.
Külliye içindeki anıt ağaç, yörede yüzyıllardır zeytinciliğin önemli geçim kaynağı olduğunun kanıtıdır.
Anıt ağaç müze müdürlüğü tarafından etrafı çevrilerek koruma altına alınmıştır. Ağacı gelecek nesillere aktarmak için bakımı titizlikle yapılıyor.
İpek Yolu’nun geçtiği Payas’da bulunan Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi içindeki zeytin ağacını kimin diktiğine dair bilgi bulunmamaktadır.
Evliya Çelebi’nin naklettiğine göre; şuan Cami ve Kervansarayın bulunduğu yer zamanında 15 dönümlük zeytinlik alan imiş. Yapılar inşa edilirken zeytin ağaçları kesilmiş, hatıra olarak cami avlusunda bulunan ağaç korunmuş.

 “1574 yılında Mimar Sinan tarafından buraya külliye yapılırken, ağaca zarar vermemeye özen gösterilmiş ve külliye avlunun ortasına gelecek şekilde planlanmış. Ardından beldeye gelen korsan denizciler bile bu ağaca zarar vermemiştir. Zeytin ağacı 4 metrekarelik gövde kalınlığı ve dallarıyla birlikte 40 metrekarelik alana yayılması nedeniyle bugün de büyük ilgi toplamaktadır.”