Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Konuşsana Müslüman

Oyunun adı "Bir Taşla Birkaç Kuş Vurma"

Nede güzel demiş Arif Nihat Asya, içimizdeki o coşkun milliyetçilik değerini betimlemiş. Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,  Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,  Işık ışık, dalga dalga bayrağım!  Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.  Sana benim gözümle bakmayanın  Mezarını kazacağım.  Seni selâmlamadan uçan kuşun  Yuvasını bozacağım.  Ülkemiz iki kutba ayrılmış durumda, hiçbir bahanenin ve hiçbir gerekçenin kabul edilemeyeceği Bayrağımıza yapılan saygısızlık ülkemiz üzerine oynanan oyunlardan biri ve en adisi. Senaristler yazmış oyunu. Oyunun adı bir taşla birkaç kuş vurma oyunu terör örgütü mensupları son bir aydır sürekli bir hezeyan içerisinde yolları kapatmakta belirli yerlerde gösteri yapmakta, açılım veya kapalım bahane bunun nedeni hint keneviri hasadı olabilir mi acaba. Bu fütursuzca yapılan eylemlerin sonuncusu namahreme el uzatmak oldu. Değersiz yaratık topluluğu askeri üste girip Şanlı Bayrağımı...

Bu Yıl Babalar Günü Olmasın

Bir insan babasını kaybettiğinde büyür, hayatın gerçekleriyle yüzleşir. Babanızı kaybettiğinizde anlarsınız sorumluluğun ne demek olduğunu. Babanız olmadığında anlarsınız dünyanın yükünün sırtınıza bindiğini. Bir çocuk babasız kaldığında büyür. Bu yıl 432 çocuk Babasız kaldı hemde bir lokma kara ekmek uğruna. Bu yıl SOMA'da 432 çocuk büyüdü. Çocuklukları alınan, SOMA Faciasını yaşayan, büyümek zorunda kalan 432 çocuk için, onların anneleri için bu yıl babalar günü olmasın. "Acılar paylaştıkça hafifler" Acıyı iliklerine kadar yaşayan kardeşlerimizi unutmayalım. Acılarını bir nebzede olsa bizde paylaşalım. Varsın kutlanmasın kapitalizmin alışveriş çılgınlığında yapılan bu güzide gün. 2014 yılı babasız bir yıl olarak kalsın herkes için.  vtk

Hepimiz Emrinizdeyiz Paşam

Hepimiz Emrinizdeyiz Paşam Mustafa Kemal tutuklanmayı beklemektedir. Karabekir Paşa odaya girerek Mustafa Kemal Paşa’yı saygıyla selamlar ve şunları söyler: “- Kumandamda bulunan zabitan ve efradın hürmet ve tanzimlerini arza geldim. Siz bundan evvel olduğu gibi bundan böyle de muhterem kumandanımsınız. Kolordu komutanına mahsus araba ile maiyetinize bir takım süvari getirdim. Hepimiz emrinizdeyiz.” Mustafa Kemal Karabekir’in boynuna sarılarak bu eski arkadaşını birkaç kez öper. Kurtuluşun yıldızı o gün Erzurum’daki tarihi konakta parlamıştır. Bu olaydan sonra da Kâzım Karabekir ile Mustafa Kemal arasındaki haberleşme düzenli olarak devam etmiştir. 10 Temmuz’da toplanan Erzurum Kongresi’nin Türk Milli Mücadelesindeki yeri ve önemi çok büyük olmuştur. Bu kongrenin Temsil Heyeti’ne seçilen Karabekir, Sivas Kongresi çalışmalarını da yakından takip etmiş ve kongrenin aldığı kararları desteklemiştir. Milli Mücadele hareketi boyunca Edirne Milletvekili ve Doğu Cephesi Komuta...

Kurt ve Çakalın Hikayesi

Kurt bir gün dolaşmaya çıkar yolda Çakala rastlar… Çakal halsiz yorgun yatmaktadır... Kurt çakala sorar ne oldu nedir bu hal... Çakal, Kurt kardeş açlıktan ölüyorum bana yardım et… Kurt bunun üzerine Çakala takıl peşime der... Bir süre gittikten sonra çayırda bir at sürüsüne rastlarlar... Kurt, Çakal’a döner… Çakal gözlerime bak gözlerimden ateş çıkıyor mu der... Çakal bilmiyorum abi deyince, Kurt Çakal’a bir tokat atar gözlerinden ateş fışkırıyor diyeceksin der... Çakal tamam abi gözlerinden ateş fışkırıyor diye cevap verir... Kurt tekrar sorar çakal tüylerim diken diken oldu mu der... Çakal bilmiyorum abi deyince tekrar tokat’ı yer ve tüylerin diken diken oldu diyeceksin der Kurt... Çakal tamam abi tüylerin diken diken oldu der... Nihayetinde Kurt At sürüsüne dalar ve oradan bir tay kapar çakala bırakır ardında çeker gider... Karnı doyan Çakal havalı havalı dolaşmaya çıkar yolda karşısına tilki çıkar... Tilkide aç susuz yatmaktadır... Çakal sorar tilki kardeş ne oldu....

Sendikacı ....

Bekir Coşkun'dan güzel ve bir o kadar önemli bir yazı... Patronun sömürmesi yetmiyor…Sizi sömürecek birisini de kendiniz seçiyorsunuz…Biz buna “sendikacı” diyoruz… * Patrona benzemiyor..İşçiye de benzemiyor…İkisinin ortası…Parlak takım giyiyor diyelim, ama çorapları kısa baklava dilimli…İşçiler genelde cılızdır, bunun kemerinin üzerine sarkmış göbeği vardır ve sendikacının göbeği sonradan büyüdüğü için, portakala batırılmış iki kürdan gibi gider…Akşamları restoranlarda rakı içer…Memleket meselelerini anlatır sana, peynir kavun ile…En yüksek dozda sosyal olsun, siyasi olsun, kültürel olsun, her konuda derin bilgisi vardır, bağırarak konuşur, garson dinler gülümser… * Büyük ve lüks bir makam arabası vardır…Şoförü takım elbiseli, hatta daha şıktır… Koşar kapıyı açar… Ayıkken önce kıçı girer arabasına, restoran çıkışında önce kafası…Makam odası kocamandır ahşap kaplı ve görkemli bir büyük maun masa ile deri koltukları yine kocamandır…Birçok sekreteri vardır, birisi şişman…...

ADAYIMIZI BİZ BELİRLEYELİM Cumhurbaşkanımız Kim Olsun?

Cumhurbaşkanımız Kim Olsun? Önümüzdeki yaz günlerinin, sadece mevsimsel sıcaklık değil yönetimsel bir sıcaklıkla iki kat bunaltıcı ve hararetli yaşanacağı malum. Ağustos ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin ön hazırlıkları başladı. Muhalefet liderleri ortak aday arayışında çalışmalarını yürütmekte, ismi öne çıkan ortak bir aday bulamadılar henüz. İktidar partisinde ise aday belirleme biraz olsun muhalefete göre kolay iki isim üzerinde duruluyor mevcut Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ve Başbakan R.Tayyip Erdoğan. İlk defa halkın seçeceği Cumhurbaşkanını belirlemede siyasi iradenin etkin olacağı aşikar. İktidar, kim Cumhurbaşkanı olsun kararsızlığında, Muhalefet ise ortak aday bulalım uzlaşalım derdinde. Her iki kesimde kendi çevrelerinde bu işi için çalışıyor fakat önemli bir konu es geçiliyor yada önemsenmiyor. Halkın seçeceği Cumhurbaşkanını, seçim öncesi halktan bi taraf şekilde belirleme çalışmaları yetersiz ve itinasız bi çalışmadır. ADAYIMIZI BİZ BELİRLEYELİM ...